Adıyaman sokaklarını bilen bilir bu şehirde siyasetin rotası taziye evinde, esnafın çay ocağında, mahalle kahvesinde şekillenir.
Bir zamanlar bu rotanın en güçlü aktörlerinden biri olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), ne yazık ki son yıllarda o eski, gür sesini kaybetmişti. Teşkilat yapısının sahadan kopması, partinin üzerine bir ölü toprağı serpilmiş görüntüsü vermesi, sadece MHP’lileri değil, Adıyaman siyasetindeki dengeyi arayanları da düşündürüyordu.
Her yönetim değişikliğinde kulağımıza çalınan "MHP küllerinden doğacak" fısıltıları, bugüne kadar hep bir temenni olarak kaldı. Ancak son günlerde Adıyaman siyasetinde farklı bir hava esmeye başladı.
Son atamayla il başkanlığı koltuğuna oturan İsmail Gümüş ve ekibi, bu sessizliği bozmaya aday görünüyor. Kendisiyle bizzat oturup sohbet etme şansı buldum. Açık konuşayım karşımda o bildiğimiz, kalıplaşmış, yuvarlak cümleler kuran bir siyasetçi profili yoktu. Aksine daha net, daha samimi ve ne istediğini bilen bir duruş sergiliyor.
Gümüş’ün ağzından çıkan “Adıyaman için çalışmaya geldim” cümlesi, havada kalan bir siyasetçi sözü gibi değil, bir niyet beyanı gibi.
Siyasetin o soğuk yüzünü bir kenara bırakıp, samimiyeti merkeze alan bir yaklaşımı var.
Sohbetimiz sırasında dikkatimi çeken en önemli detaylardan biri de Genel Merkez vurgusuydu. Sayın Devlet Bahçeli’ninAdıyaman’a özel bir hassasiyet gösterdiğini, milletvekillerinin şehre dair özel görevlendirildiğini bizzat Başkan Gümüş’ten dinledik.
Bu durum, Ankara ile Adıyaman teşkilatı arasındaki köprünün hiç olmadığı kadar sağlam kurulacağının işareti. Eğer bu enerji yerele doğru akarsa, MHP için "eski şaşalı günler" çok da uzak olmayabilir.
Lakin bizler gerçeği söylemekle mükellefiz. Söz, ancak eylemle birleşirse değer kazanır. Adıyaman siyasetinin acı bir kuralı vardır; vatandaşa dokunmayan, kapı kapı dolaşmayan, özellikle de yıllar içinde kırılmış, küstürülmüş o milliyetçi seçmenin gönlünü almayan hiçbir yapı kalıcı olamaz. Yeni yönetimin önündeki en büyük engel de, en büyük fırsat da tam olarak budur.
Gönül kazanmak, seçim kazanmaktan daha zordur.
Eğer İsmail Gümüş ve ekibi, o sönükleşen teşkilat yapısını gerçekten ayağa kaldırır, "kapımız herkese açık" söylemini kapı kapı dolaşarak ispatlarsa; Adıyaman’da uzun süredir hakim olan o siyasi sessizlik yerini büyük bir hareketliliğe bırakır.
Kim bilir; belki de o beklenen rüzgar bu kez Karadağ’dan sert eser ve Üç Hilal, Adıyaman’da yeniden en yükseklerde dalgalanır.
Bekleyip göreceğiz...